Hani anlaşılamayan bazı noktalar vardır, nedensizce ama gönüllü olarak yapılan. Bir "fandom"a ait olmak böyle bir şey işte... Kimse anlayamaz sizi oradaki hayranlardan başka, kimse duygularınıza ortak olamaz, kimse sevdiğiniz şarkıcıları dinlerkenki coşkunuza anlam veremez, hele bir de ağlamanız dünyanın en abes davranışıdır onlara göre... Sizse ilk hiçbir şey yapmazsınız, sonra istediğinizi yaparsınız, sonra herkes kendi halinde takılır, bu kervan da böyle gelip geçer işte...
Bana sorsanız çok değil birkaç sene öncesine kadar, hayran olmak, o konserlerde çığlıklar atmak, sevdiğin şarkıcıları görmek için elinden geleni yapmak, onları görünce ağlamak vs vs, evet, bana göre de dünyanın en saçma işlerindendi, işten bile değildi, sadece saçmaydı, saçma ve saçma... Ta ki SS501'i tanıyana dek, Double S Oh Gong Il; sevgi pınarı gibi, bir aile gibi, her şeyden öte siz gibi, ben gibi, kendileri ve onlar gibi...
Ne zaman tanıdım, nasıl tanıdım, nasıl buldum bu garip çocukları demeyin, deseniz de cevabı burada olmayacak sanırım, ama olabilir de hani yazmıştım ya burada kural yok diye, içimdeki o nev-i şahsına münhasır ses diyor ki, kural yoksa biraz saçmalayabilrsin. :) Yok yok, bu konuda saçmalayamam ki, bu konu; boş zamanlarımın tek meşguliyeti. Tabi ki saçmalamayacağım...
SS501'i 2008 yılında tanıdım, (bilenler için) malumunuz üzere ÖSS sınavını öyle böyle atlayıp kendimi bir anda TRT'de bulmadan önce sanal alemde bulmuştum. Ama o zamanlar bu sanal alemde koreafans, SS501, Triple S gibi şimdilerde en çok kullandığım kelimeler yoktu tabi, daha çok dilforum ve kişisel blogları takip ederdim. (Bu bir ayrıntıydı :P) O yazdı sanırım Kore dizileriyle tanışmam. Aslında Kore Dizileri demek yerine Kore yapımı dizileri demeyi tercih edenlerdenim. İşte böyle izlerken "Boys over Flowers" dizisiyle karşılaştım, önce Yoon Ji Hoo, gerçek adıyla ne derseniz bir boşluk buraya ........... doldurunuz :), önce Ji Hoo'nun rolünü sevip ilk bölümlerdeki U R Man performansıyla SS501 grubunun diğer üyelerini de duymuş ve görmüş oldum. Sadece o kadardı ama gerçekten. Lakin sonradan fark ettim ki, aslında ben zaten "U R Man"den önce benim biricik, asla bıkmayacağım "Because I'm Stupid" şarkısını dinleyip zaten hayranları olmuşum. Ama benimkisi öyle hayranlık, şu saçma bulduğum döneme göre ben bir hayrandım, canı istediğinde açıp şarkılarını dinleyen. Tabi burada bahsetmediğim bir üye varmış ilk bakışta tanıyamadığım, görmediğim, o zaman buraya da bir boşluk .................
O dönemler internet imkanından yoksun olduğumdan öyle bir hayrandım, arada haberlerine bakan, albüm çıkardıkça dinleyen sıradan biri, "fandom" mantığını bilmeyen biri. Bir fandom'a ait olmanın ayrıcalığını ve zorluklarını tatmamış biri. Ha, sorarsınız şimdi belki, "E, peki ne zaman katıldığın sürekli yazıp durduğun bu "fandom"a" Efenim aslına bakarsanız 2 senedir gerçek anlamda hayranım. (Hâlâ 6. yıl videosunda -SS501'in 6. yılı için hazırladığımız video >.<- nasıl oldu da 4 yıl demişim anlam veremiyorum :P Sanırım zaman kavramını oturtamadığımdan kaynaklandı.) Koreafans'a üye olmamla bir şeyler başladı, ben ki forumlardan hiç haz etmeyen bir kişilik. Koreafans farklı gelmişti bana tamamıyla, samimiydi, ve bana birbirinden değerli arkadaşlıklar verdi. Ama o kadarmış. ^^ İşte o ilk üye olduğum dönemler sevgili "snowrain", "Elif.07", "afazi", başlıca takip ettiğim SS501 hayranlarıydı. Kendileri çok değerli insanlardır. Buradan teşekkür etmeyi de bir borç bilirim. Çok değerli Triple S familyamın birbirinden eşsiz üyelerinden sadece üçü. :)
İşte olay burada başlıyor... Fark ettiniz mi?
Ben SS501'e ek olarak hayranları da takip etmeye başlamıştım. Buraya bir "LOL" ekleyebiliriz. Ve evet sanırım artık tam bir Triple S'tim. Tabi tabi, öyleydim bence ^^ O muhteşem fandom'un üyelerinden... Zaman sonra fandomumdan pek muhterem bir grup "sevimli, samimi, sadece sevgi dolu" diğer Triple S'lerle tanıştım ve gittikçe büyüyen bir ailenin içinde buldum kendimi. Ne yapmak gerekti, ne yapmalıydım? İzin verdim onlara ve kendimi açtım, hiç de pişman değilim.
Sonra mı... çevirilerdi, güncellemelerdi, oydu buydu derken son nokta bu blog ve bu yazı işte. Aslında kısa olmasını bekliyordum ama biraz gevezelik ettim sanırım. neyse okumak kendi tekelinizde.
Bir fandom'a ait olmak... Hani anlaşılamayan bazı noktalar vardır, nedensizce ama gönüllü olarak yapılan. Bir "fandom"a ait olmak böyle bir şey işte... Kimse anlayamaz sizi oradaki hayranlardan başka, kimse duygularınıza ortak olamaz, kimse sevdiğiniz şarkıcıları dinlerkenki coşkunuza anlam veremez, hele bir de ağlamanız dünyanın en abes davranışıdır onlara göre... Sizse ilk hiçbir şey yapmazsınız, sonra istediğinizi yaparsınız, sonra herkes kendi halinde takılır, bu kervan da böyle gelip geçer işte...
Siz aşina mısınız bir fandom'a? Böyle bir şey mi ki?... ^_^


Ellerine sağlık^^ Bir fandoma ait olmaya dair çoğu şeyi yazmışsın. Burada kendime dairde birçok şey buldum. Mesela ''hayran olma'' ne kadar uzaktımm ne anlamaz-bilmezdim. 26 yaşımda öğrendim ne demek olduğunu. Hiç birşey için çok geç değildir evet ama ben tanıdığımda herkesin bir solo çalışması vardı hatta 1. ........... nın 2. çalışması çıkmak üzereydi =S Bunun iyi ve kötü yanları var. İyi yani 2010'a yani o sancılı döneme tanık olmamam. Bunun dışında sayacağım her şey kötü yana ait. Ben hiç albüm çıkaracakları zamanı heyecanla beklemedim. onlar ortalığı kasıp kavururken benim varlıklarından haberim yoktu. Comebackler için gün saymadım. Birlikte katıldığı programları sıcağı sıcağına takip etmedim.Benim şimdi görüp heyecanlandığım-sevdiğim-üzüldüğüm her şeyi siz unutmuşsunuzdur bile. Vizontele repliği gibi oldu ama durumu iyi izahat ediyor bu cümle. Tek tesellim ''hiç tanımamış olmamak''Çok şükür geçen ramazan biricik kardeşim 13 yaşındaki bezelyem PK dizisini izledi de bana bu 5 meleği görmenin yolları açıldı. Ben ki boy-band kavramını sevmezdim. Ticari amaçlarla kurulmuş grup olayına külliyen karşıydım. Yaşıtlarım BSB, N'sync, Blue diye çığırırken ben bi yerde rastlarsam dinler geçerdim. Anti de değildim ama =)durum-hal-vaziyet böyle iken 14 yaşımda yapmadıklarımı yapar hale geldim. bu durumdan hiiç şikayetçi değilim. 19 yaşındaki kızkardeşim dalga geçiyor benle bugüne kadar tek bir poster asmyıp meleklerimin posterini dolabıma yapıştırdığım için. =) umurumda değil onlar için yaparım. Gözüm görmez hiçbir şeyi. 26 yaşında fangirl diye anılmak da hiiiç zoruma gitmiyo. (dalga geçen çok çünkü) İyi ki tanımışım sizi SS501! İyi ki varsınız. Hayatımın ışığı oldunuz. Sizi hep sevebilmeyi diliyorum ve de görebilmeyi. Allah'ım hepimize nasip etsin. Yazı için ThanKyu yorumum içinse miane. Çok uzun oldu aslında ben de böyle bir yazı yazacaktım bana değil buraya kısmetmiş. yazılarının devamını bekliyorum şimdilik bu kadar =))
YanıtlaSilWow! Nur'um çok güzel yazmışsın^^ Sen de yaz tabi, daha nelerin vardır söyleyecek, ben eksik tutmuşumdur :) Ben senin gibi bir hayranla tanıştığım için mutluyum... İyi ki varsın ^^ yorum için thankyu =)
YanıtlaSilBeni ihya ettin. asıl bençok mutluyum sizinle tanıştığım için. Gruba bağlılığımı pekiştirdiniz. Yeniyim ama görduğum en temiz en içten fandomun uyesi olmaktan gurur duyuyorum.^^
YanıtlaSil